Ana Sayfa

6 Kasım 2013 Çarşamba

Fizyoterapistlik Mesleği Türkiye – İngiltere Karşılaştırması

Fizyoterapistlik (fzt) mesleği 200 yılı aşkın bir geçmişe sahip köklü bir meslektir. Malesef Türkiye de karanlık çağda ki meslek kanunları ve uygulamaları yürütülmektedir. Meslek kanunu çıkması Fizyoterapist isminin geçmesi bile Türkiye de 50 yıla yakın uğraşların sonucunda olmuştur. Bu bir ayıptır! Halen Bazı Sağlık çalışanları ve politik düşünceler fizyoterapistleri sindirme hatta mesleği bu profesyonellerin elinden alıp bu mesleğin saygınlığını ayaklar altına almak istemesi sabit bir düşüncedir. Tabiki her gelişmiş ülke zamanla bazı aşamaları kademe kademe atlayarak hasta ya yararlılık ilkesi ile fizyoterapistlerin yerini ve saygınlığını arttırmıştır. Fizyoterapi mesleğinde hastanın güveni çok önemlidir ki bu tedavinin başarısına aynen yansımaktadır.

Şimdi İngiltere de Fizyoterapistlik mesleğinin gelişmesine kısaca değinelim;
The Chartered Society of Physiotherapy (Fizyoterapi Topluluğu) 1894 kurulmuştur.
Fizyoterapist mesleği, uzun yıllar meslek doktorları yönetimindeydi. Profesyonel bakımın ilk kurallarından birine göre tıbbı direktifler dışında hiçbirşey yapılmayacaktı. 1960′ların doktorları hastalarının tüm sorumluluklarını alırlardı, profesyoneller ve teknisyenler, onların görüşlerine itiraz edemezlerdi. Bu parağrafı okuyan fizyoterapistler bu yazılanlar için hiç yabancı kalmayacaklardır. Çünkü günümüz Türkiyesinde uygulanan yöntem neredeyse buna yakın! (2013 itibari ile) 1960-70 ile 2013 arasında yıllara dikkat edilmeli.
İlk ayrılık 1970′lerin başında Prof Sir Ronald Tunbridge tarafından yürütülen Remediel Professions Committee (Sağlık meslekleri komitesi)’nin bir raporu ile geldi. Bu rapora göre, doktorlar reçete yazacak, terapistlerse uygulamalarda yer alacaklardı.
McMillan raporu (DHSS1973) terapistlerin uygulamanın şekline ve devamına karar vermesini önererek daha ileri gitti; ama yine de hastanın sağlığından doktorlar sorumlu olacaktı. Doktorlar bazı tekniklerin uygulanması için gerekli detaylara ve bilgilere tamamen sahip değildi. Bu yüzden, eğer fizyoterapistlere daha çok sorumluluk ve özgürlük verilirse daha yararlı bir şekilde çalışabileceklerdi.
Bunlara bağlı olarak, Relationship between the Medical and Remadial Professions ( Tıbbi Meslekler ve Sağlık Meslekleri arasındaki ilişkiler) adı altında bir sağlık sirküleri kuruldu. (DHSS1977). Bu durum terapistlerin, verilecek tedavinin kararıyla ilgili sorumluluk ve uzmanlık kazanması sağlandı.
Fizyoterapistlerin, hasta için en iyi uygulamayı seçmesine yol açtıki bunu eskiden doktorlar yapardı. Bu durum, aynı zamanda hasta ve terapist arasında ilişkiyi ve hastanın yeni tepkilerinin yorumlanmasının ve tedavinin bunlara göre uyarlanmasının önemini açığa çıkardı.
Bağımsızlık (otonomi), uygun kararlar verebilmek için uzmanlık göstererek, doktorların ve fizyoterapi hizmetleri için para ödeyenlerin güvenini kazanarak sağlandı.
1970 lerden beri, analiz etme ve değerlendirme, öğrenci programlarının anahtarı oldu. Bu gün gelişmekte olan programlar becerilerin, bilgilerin ve otonomi için gereken özelliklerin daha çok gelişmesini sağlamaktadır.
Şİmdi ki İngiltere ve diğer avrupa ülkelerinde Fizyoterapistler çok saygın bir meslek olarak güven sağlamıştır. Doktor ve hastaların bu mesleğe olan saygısı gün geçtikçe artmaktadır. Fizyoterapistin bağımsız olması ve profesyonelliği hastaya tedavisinde mükemmel başarılara yol göstermiştir. Sadece Fizik tedavi ve rehabilitasyon üzerine yıllarca eğitim almaları, okul çağında başlayan bilgi birikimi ve sonrasında edinilen tercübe ve devamlı öğrenme görevi Fizyoterapistleri diğer mesleklerden ayırmakta ve hasta tedavisinde otonomi bulundurması başarılarını arttırmaktadır.
Türkiye de Fizyoterapistlik mesleği, 2013 yılının sonuna yaklaşırken halen İngiltere nin 1960lı yıllarını yaşaması acı vericidir. Hastanın fizyoterapiste güvenini azaltmakta ve tedavide otonom olunmaması başarısızlığa yol açmaktadır. Biz bunları tartışırken politik düşünceler daha da bu sorunları karmaşık hale getirmektedir. Bunların çözümü Fizik tedavi ve rehabilitasyon Derneklerine ve Bilinçli politika uzmanlarına düşmektedir. Hastaya yararlılık arttırılacaksa ki örnek ülkelerin modelleri söz konusu, Bu sorunların çözülmesi en çok Ftr hastalarının yararına olacaktır.
Kaynaklar:
Judy Mead Tidy’s Fizyoterapi 13. baskı
Stuart B.Porter (BSc(hons) Grad Dip Phys MCSP SRP CertMHS
Barclay 1994
Btterworth-Heinemann
www.bilgiftr.com